İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Silivri’de bulunan Marmara Cezaevi’nde Ekrem İmamoğlu ve Ümit Özdağ’ı ziyaret etti. Bu ziyaretin ardından açıklamalarda bulunan Dervişoğlu, “Nasıl Bastille Hapishanesi monarşinin sembolüyse, bugün de Silivri tek adamlığın ve otoriterliğin sembolü haline gelmiştir” ifadelerini kullandı.
Dervişoğlu cezaevinde bulunan Ekrem İmamoğlu’nu ziyarette bulundu. Zafer Parti Genel Başkanı Ümit Özdağ’ı da ziyaret eden Dervişoğlu, basın mensuplarına konuştu. Fransız Devrimi’nin önemli anlarında biri olan Bastille Hapishanesi Baskını’ndan örnek veren Dervişoğlu, Bastille Hapishanesi’nin monarşiyi temsil ettiğini hatırlatarak, Silivri’deki cezaevinin de tek adamlığın sembolü haline geldiğini vurguladı.
Dervişoğlu açıklamasında şunları söyledi:
CUMHURBAŞKANI ADAYI OLMASAYDI BAŞINA BU OLAYLAR GELMEZDİ
“Ekrem beyi ziyaret ettim. Cumhurbaşkanı adayı olmasaydı ne Silivri’de tutuklu olurdu ne de diplomasının iptal edilmesi aymazlığı yaşanırdı. Keza Ümit Özdağ. O da vermiş olduğu siyasi mücadele sebebiyle Silivri’de rehin alınmıştır.
Bastille Hapishanesi, mutlak monarşinin en önemli sembolüdür. Bastille Hapishanesi Baskını’nda 7 hükümlü kurtarılmıştır ama Bastille Baskını tarihe monarşinin yıkılması olarak geçmiştir. Dolayısıyla bugün Silivri’de inşa edilmiş düzeni Bastille Hapishanesi’ne benzetiyorum. Nasıl Bastille Hapishanesi monarşinin sembolüyse, bugün de Silivri tek adamlığın ve otoriterliğin sembolü haline gelmiştir.
Her otokrasinin mutlaka bir sonu olacaktır. Bugünlerin de bir sonu olacaktır. İnsanların itirazları salt haksız, hukuksuz uygulamalara yönelik değildir. Haksızlığın, hukuksuzluğun toplumun her kesimince protesto edildiği aşikar. Hukukun ve anayasanın tanıdığı her türlü şekilde mücadelemizi sürdüreceğiz.
Alışveriş yapmak ya da yapmamak anayasal bir haktır. Hükumet buradan kendisine buradan bir mesaj çıkarıyorsa, vatandaşın vermiş olduğu mesajı almış oldukları fikri bizde hakimdir.
BU TÜR HAK GASPLARI TARİHTE KARA LEKE OLARAK KALACAKTIR
Oyuncu Aybüke Polat’ın boykota destek vermesi sonucu diziden çıkartılması ve oyuncu Can Yiğit’in de gözaltına alınmasıyla alakalı da yorum yapan Dervişoğlu, “Bunlar tek adamlığın sonucu gibi insanlara yutturulmaya çalışılıyor. Bu tür hak gaspları tarihte karar leke olarak anılacaktır. Bir günlük haksız tutukluluk bin yıla bedeldir” şeklinde konuştu.
Dervişoğlu, “Oyuncular da elbette ki böyle bir haksızlık karşısında bir mesleki dayanışma içerisinde üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getirmişler ama bu mesleki dayanışma sınırında kalmamalı. Çünkü bir kişi bir anayasal hakkın kullanımını için sosyal medya paylaşımında bulunmuş. Burada oyuncu arkadaşlara nasıl bir mesleki dayanışmayla ona destek oluyorlar? Söz söyleme makamında bulunan bizler de onun durumunda olanların yanındayız” dedi.